Hakkında That Obscure Object of Desire
Luis Buñuel'in başyapıtlarından biri olan 'That Obscure Object of Desire' (Arzunun O Belirsiz Nesnesi), 1977 yılında izleyiciyle buluştu. Film, orta yaşlı, varlıklı ve kültürlü bir Fransız iş adamı olan Mathieu'nun (Fernando Rey), eski genç hizmetçisi Conchita'ya karşı beslediği saplantılı aşkın ve bu aşkın yol açtığı psikolojik çıkmazların hikayesini anlatır. Senaryosunu, Jean-Claude Carrière ile birlikte yazan Buñuel, Pierre Louÿs'in 'La Femme et le Pantin' adlı romanını kendine özgü sürrealist ve hicivli bakış açısıyla sinemaya uyarlar.
Filmin en dikkat çeken özelliği, Conchita karakterini iki farklı oyuncunun, Carole Bouquet ve Ángela Molina'nın, aynı anda canlandırmasıdır. Bu cesur tercih, karakterin değişken, ele geçirilemez ve 'belirsiz' doğasını fiziksel olarak somutlaştırır. Fernando Rey'in performansı ise, tutkunun ve hayal kırıklığının incelikli bir portresini çizer. Mathieu, Conchita'nın sürekli değişen tavırları ve verdiği sözleri tutmaması karşısında çaresiz kalır; bu durum, arzu ile iktidar, sahip olma isteği ile özgürlük arasındaki ezeli çatışmayı yansıtır.
Buñuel'in ustalığı, bu psikolojik ve cinsel gerilimi, politik gerilimlerle (filmde terör saldırılarına dair sahneler mevcuttur) paralel bir şekilde işleyerek, kişisel ve toplumsal düzlemdeki çatışmaları bir arada sunmasında yatar. Mizah anlayışı keskin, gözlemleri acımasızdır. Film, arzunun doğası, sınıf farklılıkları ve insan ilişkilerindeki iktidar oyunları üzerine derinlemesine düşündürür.
Görsel olarak zarif, performanslar açısından unutulmaz olan bu film, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda insan psikolojisinin karanlık labirentlerine yapılan bir yolculuktur. Sürrealizmin ustasından, izleyiciyi hem güldüren hem de huzursuz eden, üzerinde uzun süre düşünülecek bir sinema deneyimi. Buñuel'in kariyerinin olgunluk döneminden çıkan bu eser, sinema tarihindeki önemli yerini korumaktadır ve her film severin izlemesi gereken bir klasiktir.
Filmin en dikkat çeken özelliği, Conchita karakterini iki farklı oyuncunun, Carole Bouquet ve Ángela Molina'nın, aynı anda canlandırmasıdır. Bu cesur tercih, karakterin değişken, ele geçirilemez ve 'belirsiz' doğasını fiziksel olarak somutlaştırır. Fernando Rey'in performansı ise, tutkunun ve hayal kırıklığının incelikli bir portresini çizer. Mathieu, Conchita'nın sürekli değişen tavırları ve verdiği sözleri tutmaması karşısında çaresiz kalır; bu durum, arzu ile iktidar, sahip olma isteği ile özgürlük arasındaki ezeli çatışmayı yansıtır.
Buñuel'in ustalığı, bu psikolojik ve cinsel gerilimi, politik gerilimlerle (filmde terör saldırılarına dair sahneler mevcuttur) paralel bir şekilde işleyerek, kişisel ve toplumsal düzlemdeki çatışmaları bir arada sunmasında yatar. Mizah anlayışı keskin, gözlemleri acımasızdır. Film, arzunun doğası, sınıf farklılıkları ve insan ilişkilerindeki iktidar oyunları üzerine derinlemesine düşündürür.
Görsel olarak zarif, performanslar açısından unutulmaz olan bu film, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda insan psikolojisinin karanlık labirentlerine yapılan bir yolculuktur. Sürrealizmin ustasından, izleyiciyi hem güldüren hem de huzursuz eden, üzerinde uzun süre düşünülecek bir sinema deneyimi. Buñuel'in kariyerinin olgunluk döneminden çıkan bu eser, sinema tarihindeki önemli yerini korumaktadır ve her film severin izlemesi gereken bir klasiktir.


















